“Amberbu nedir” konusunu beğendiyseniz Meteovista sayfamızdaki diğer makalelerimize de göz atmanızı öneririz.
Amberbu Nedir? İzmir Sokaklarında Başlayan Garip Bir Merakın Peşinde
Değerli Meteovista okurları, bu makalemizde “Amberbu nedir” konusunda bilmeniz gereken her şeyi derledik.
“Amberbu nedir?” sorusunu ilk kez Karşıyaka vapur iskelesinde duydum. Yanımda simit yiyen iki arkadaş, sanki dünya ekonomisini tartışıyormuş gibi ciddi bir tonla konuşuyordu.
— “Ya tamam da amberbu şu an piyasada yok zaten.”
— “Nasıl yok ya? Geçen hafta Bostanlı’da vardı.”
Ben o sırada içimden sadece şunu dedim: Ben hangi ara bu konuşmanın içine düştüm ve neden hiçbir şey anlamıyorum?
O günden sonra “Amberbu nedir?” sorusu kafama takıldı. Ama öyle basit bir merak değil; gece 03.17’de “acaba ben hayatı yanlış mı anlıyorum” dedirten türden bir takılma.
Amberbu Nedir? İlk Yanlış Anlamalarım
Başta bunun bir yiyecek olduğunu düşündüm. Çünkü İzmir’de yaşıyorsanız her yeni kelime %70 ihtimalle ya kumru, ya boyoz, ya da “yeni açılan ama 3 ay sonra kapanacak kafe” çıkar.
İç sesim devreye girdi:
“Amberbu… amber… belki karamelize bir şey? Tatlı olabilir.”
Hatta bir ara kendimi Alsancak’ta bir kafede şöyle düşünürken yakaladım:
“Garson bey, bir amberbu latte alabilir miyim?”
Garsonun bakışı muhtemelen hayatımda aldığım en hızlı sosyal reddediliş olurdu.
Ama işin garibi, kimse net açıklama yapmıyordu. Herkes “sen bilmiyor musun ya?” bakışı atıyordu. O bakış var ya… insanın özgüvenini Wi-Fi çekmeyen modem gibi yapar.
İzmir Sokaklarında Amberbu Dedikodusu
Bir gün Bornova’da arkadaş grubumla otururken konu yine açıldı.
— “Amberbu meselesini çözdünüz mü?”
— “Ben artık anlamıyorum ya, herkes biliyor gibi yapıyor.”
Ben de usulca araya girdim:
— “Arkadaşlar… amberbu bir ürün mü, bir kişi mi, yoksa İzmir’in yeni belediye projesi mi?”
O an 3 saniyelik bir sessizlik oldu. Sonra biri dedi ki:
— “Sen ciddi misin?”
İşte o an anladım ki bazı konular var; herkes biliyor gibi yapıyor ama aslında kimse bilmiyor. Amberbu da onlardan biri olabilir diye düşündüm.
Amberbu Nedir? İç Sesimle Yaptığım Teoriler
Bende olaylar genelde böyle ilerliyor: önce bilmiyorum, sonra çok düşünüyorum, sonra gereksiz teoriler üretiyorum.
İç ses 1:
“Bu kesin bir aplikasyon.”
İç ses 2:
“Hayır, daha çok gizli bir sosyal medya kodu gibi.”
İç ses 3:
“Ya da İzmir’de sadece belli semtlerde çalışan bir şehir efsanesi…”
Bir noktada kendi içimde mini bir toplantı yaptım. Konu başlığı: Amberbu’nun Gerçek Kimliği.
Katılımcılar:
Ben (mantıklı olan tarafım)
Ben (panik yapan tarafım)
Ben (her şeyi tiye alan tarafım)
Sonuç: Toplantı dağıldı, hiçbir karar alınamadı ama herkes birbirine kırıldı.
Gündelik Hayatta Amberbu İzleri
Bir gün işten çıkıp otobüse bindim. Kulaklık takılı, cam kenarı klasik İzmir modu.
Yanımda iki kişi konuşuyor:
— “Amberbu stokları gelmiş ama hızlı bitiyormuş.”
— “Geçen aldım, aşırı iyi ama biraz overpriced.”
O an kalbim durdu.
Demek gerçekti.
Ama hâlâ ne olduğunu bilmiyordum. Bu daha da kötü bir şey. Çünkü bilmediğin bir şeyi herkes biliyorsa, otomatik olarak evrende “eksik dosya” gibi hissediyorsun.
İç ses:
“Belki de sorun sende değil.”
Ben:
“Bence sorun kesin bende.”
Amberbu Nedir? Sosyal Ortamların Görünmez Kuralı
Arkadaş ortamlarında bazı kelimeler vardır; anlamasan bile anlamış gibi yapman gerekir. Amberbu tam olarak o kategoriye girmişti.
Bir gün kafede şu diyalog geçti:
— “Amberbu’yu denedin mi?”
— “Tabii… geçen hafta.”
— “Nasıl?”
— “Yani… beklediğimden daha amberbu.”
Ben o an kahvemi yudumlarken hayatımın en büyük oyunculuk performansını izlediğimi fark ettim. Kimse bir şey bilmiyor ama herkes rolünü kusursuz oynuyor.
Ve dürüst olayım: Ben de oynadım. Çünkü bazen anlamamak değil, anlamış gibi yapmak sosyal bir hayatta kalma stratejisi.
Kendi Kendime Amberbu Araştırmaları
Eve gidince Google’a değil, doğrudan kendi zihnime sordum. Büyük hata.
Zihnim bana şunları sundu:
%40 ihtimalle içecek
%30 ihtimalle moda akımı
%20 ihtimalle gizli bir İzmir şakası
%10 ihtimalle “sen çok düşünüyorsun, yat uyu”
Ama en baskın ihtimal şuydu: İnsanlar bazen bir kelimeyi büyütür, sonra o kelime kendi mitolojisini oluşturur.
Amberbu da böyle bir şey olabilir.
Bir Teori: Amberbu Bir Duygu Olabilir
Belki de amberbu bir şey değil.
Belki bir his.
Mesela:
Pazartesi sabahı alarm sesi
Otobüste yer bulunca gelen rahatlama
Simit + çay ikilisinin verdiği “hayat fena değil” hissi
Bunların hepsi bir araya gelince amberbu olabilir mi?
İç ses:
“Bu biraz fazla felsefi olmadı mı?”
Ben:
“İzmirliyim, bizde sahil var, biraz felsefe de olsun.”
Amberbu Nedir? Arkadaş Grubu Dinamikleri
Arkadaş ortamında amberbu konuşulurken fark ettiğim bir şey var: herkes birbirine küçük testler yapıyor.
Biri diyor ki:
— “Amberbu’yu nereden aldın?”
Bu aslında soru değil.
Bu:
“Sen bu grubun içinde misin?”
Ben bunu geç fark ettim. O yüzden ilk zamanlar sürekli yanlış cevaplar verip kendimi grup dışı NPC gibi hissettim.
Ama sonra şunu öğrendim: bazen doğru cevap “evet tabii”dir, gerisi detaydır.
İzmir’de Amberbu ile Yaşamak
Bir gün Kordon’da yürürken kendi kendime düşündüm:
“Amberbu aslında İzmir’in kendisi olabilir mi?”
Biraz deniz, biraz rüzgar, biraz da kimsenin tam açıklayamadığı bir rahatlık hali.
Tam o sırada bir martı çığlık attı.
İç ses:
“Bak bu bile onayladı.”
Ben:
“Tamam artık yeter.”
Ama kabul edelim, İzmir’de bazı şeyler açıklanmaz. Ya yaşanır ya da hiç anlaşılmaz. Amberbu da belki bu kategoriye giriyor.
Amberbu Nedir? Sonuç Yerine Bir Netlik Denemesi
Şu ana kadar kesin bir tanım vermedim, çünkü dürüst olayım: kimse vermiyor.
Ama şunu söyleyebilirim:
Amberbu, bazen bir kelime değil, insanların aynı şey hakkında konuşuyormuş gibi yapma becerisidir.
Bazen de sadece bir grubun ortak şakasıdır ve sen o şakayı yakalayana kadar evrende biraz boşlukta kalırsın.
Ben hâlâ tam olarak ne olduğunu bilmiyorum.
Ama artık bununla barıştım.
Çünkü bazı şeyleri bilmemek, bazen onları yanlış anlamaktan daha huzurlu.
Ve belki de en ironik olan şu: Amberbu nedir? sorusunu ne kadar çok düşünürsem, o kadar çok “amberbu” hissine yaklaşıyorum.