İçeriğe geç

Tanatofobi ne demek ?

Tanatofobi Ne Demek?

Hadi gelin, sizi biraz derin sulara çekeyim. Bugün size başınıza bela olabilecek bir kelimeden bahsedeceğim: Tanatofobi. Aman Tanrım, korkmayın, bu size “Tanatos” isyanı gibi bir şey anlatmaya çalışmadığımın garantisini veriyorum. Ama söz konusu ölüm olunca, her kelime biraz tehditkar olabiliyor. Tanatofobi, ölüm korkusu demek, ama öyle sıradan bir korku değil; o kadar büyük bir korku ki, günlük yaşamı etkileyebilecek kadar ileriye gidebiliyor.

Bu yazıyı okumaya başlamadan önce rahat bir nefes alın, çünkü sizinle bu korkuyu, erkeklerin çözüm odaklı bakış açısıyla, kadınların ise empatik bakış açısıyla ele alacağım. Hedefim, hem tanatofobiyi anlamak hem de gülümsemenizi sağlamak! Hadi bakalım, ölüm hakkında şaka yapılabilir mi? Bunu birlikte keşfedeceğiz!

Tanatofobi, Gerçekten Bir Korku mu?

Hepimiz bir şekilde ölümün varlığını kabul etmişizdir. Ancak tanatofobi dediğimiz şey, bu korkunun ötesine geçer. Bu, ölüm fikrini düşündüğünüzde kalp atışlarınızın hızlandığı, ellerinizin terlediği ve aniden hayatınızın sonlanacak gibi hissettiğiniz bir korkudur. Ne yazık ki bu korku, her anınızda size “Eyvah, belki de çok fazla kalp krizi geçiriyorum, bugün ölürsem ne olacak?” sorusunu sordurur.

Erkekler, genellikle bu tür şeylere bakarken biraz daha stratejik düşünürler. “Neden bu kadar korkayım ki? Ölüm bir gün olacak, o yüzden şimdiden kabul ediyorum.” şeklinde bir yaklaşım benimserler. Tabii, bu bakış açısında “Plan yapalım, bu korkuyu ne şekilde yönetebiliriz?” düşüncesi ön planda olur. Yani, bir erkeğin “Tanatofobi, nedir bu?” demesi pek olası değil. O, “Hadi, bu korkuyu nasıl çözebilirim?” diye düşünüp hemen bir çözüm aramaya başlar. Bir nevi, ölüm fobisini çözmek için bir tür mantıklı strateji geliştirir.

Kadınlar ise, bu durumu biraz daha empatik bir şekilde ele alırlar. “Ölüm korkusu? Belki de bir tür kaybetme korkusu yaşanıyor ve bu kaybı duygusal bağlarla telafi etmek gerekiyor.” şeklinde yaklaşırlar. Kadınlar, genellikle ölüm fikrini bir tehdit olarak görmek yerine, “Sevdiğim insanları kaybetme korkusu” şeklinde daha ilişki odaklı bir düşünce geliştirebilirler. Tanatofobinin temeli kaybetme korkusuyla alakalı olduğu için, kadınlar bu korkuyu daha çok empatiyle çözmeye çalışır. Yani, bir kadın tanatofobiyle karşılaştığında, “Bunu birlikte atlatabilir miyiz?” diye sorar, erkekler ise daha çok “Bu korkuyu nasıl ortadan kaldırırım?” diye düşünürler.

Tanatofobi ve Günlük Yaşam

Tanatofobi, sadece bir psikolojik korku olmaktan öteye geçer. Günlük yaşamda da bazı davranışlarınızı etkileyebilir. Örneğin, hiç kimse bir sabah kalkıp “Bugün öleceğim” diye düşünmek istemez. Fakat tanatofobiye sahip biri, bir şeyler ters gittiğinde hemen “Bu kalp ağrısı mı? Yoksa ölümün habercisi mi?” diye kendini sorgulamaya başlar. Eğer bu durum kronikleşirse, günlük yaşamda ciddi kaygı ve stres yaratabilir.

Erkekler, bu durumla başa çıkmak için daha çok fiziksel aktivitelerle ilgilenmeye başlar. Spor salonuna gidip, kas yapmayı, sağlıklı beslenmeyi hedeflerler. “Fiziksel olarak güçlü olursam, ölüm benden uzak durur!” şeklinde düşündüklerinde, ölümün sadece bedensel bir durum olduğu fikrini akıllarında daha çok bulundururlar. Ayrıca, erkekler ölümü düşünmek yerine her zaman çözüm ararlar: “Ölüme karşı bir plan yapmalı mıyım?”

Kadınlar ise daha çok duygusal bağlarını güçlendirmeye yönelik davranışlar sergileyebilirler. Sevdiği insanlarla vakit geçirmek, hayatındaki insanlara daha fazla değer vermek, duygusal açıdan ölüme karşı bir savunma mekanizması oluşturur. “Belki de hayatın her anını sevdiklerimle geçirmeliyim ki, ölüm geldiğinde geriye güzel anılar kalsın” düşüncesi, kadınların tanatofobiyle baş etme yoludur.

Sonuçta Tanatofobi ile Nasıl Başa Çıkılır?

Tanatofobiyle başa çıkmak, ölümle ilgili korkuları anlamaktan geçer. Erkekler daha çok strateji ve mantıkla yaklaşırken, kadınlar empati ve ilişki kurma yoluyla rahatlamayı tercih eder. Her iki yaklaşım da geçerli olabilir; önemli olan, korkularla yüzleşmek ve bu korkuları kendi dünyanızda anlamlandırmaktır.

Ölüm korkusu, hayatın doğal bir parçasıdır. Sonuçta, ölüm bir gün gelecek, ama bizler onun gelmesine kadar hayatı dolu dolu yaşamak için her türlü fırsatı değerlendirmeliyiz. Tanatofobi ya da başka bir korku, her bireyin içsel yolculuğunun bir parçasıdır. Bu konuda deneyimlerinizi paylaşmak isterseniz, yorumlarda buluşalım!

Yorumlarınızı bekliyorum!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
grandoperabet giriştulipbetgiris.org