İçeriğe geç

Gazi dünyada kaçıncı ?

Gazi Dünyada Kaçıncı?

Bir sabah, kahvemi alıp ofise doğru yürürken bir arkadaşımın “Gazi dünyada kaçıncı?” diye sorması beni derin düşüncelere itti. “Gazi” dedikleri, tabii ki Türkiye’nin en çok sevilen, en çok konuşulan üniversitelerinden biri olan Gazi Üniversitesi. Ama sorunun bana göre biraz daha derin anlamları vardı, bunu birkaç saniye düşündüm. Kendime soruyu bir de bu gözle sordum: Gazi dünyada gerçekten kaçıncı sırada?

Tabii, o an yolda yürüyordum, etraftaki insanlar kafalarına göre bana bakıyordu ve ben bir süre sonra kendi iç sesime kapıldım. “Daha neler, Gazi bir üniversite, dünyada kaçıncı olduğu, bana ne?” diyerek kendimi eğlendirmeye çalıştım, ama bir şeyler eksikti. Durum ciddileşiyordu ve o yüzden bu yazıyı yazmaya karar verdim. Kim demiş “Gazi dünyada kaçıncı?” sorusunun cevabı yok diye?

Hayatımda Her Şeyin Sırası Var, Ama Gazi?

İzmir’de yaşıyorum, Gazi Üniversitesi’ni duydum ama yerleşmedim. Yani, hayatımda her şeyin bir sırası olduğu için – mesela kahveye ne zaman başlarım, sabahları ne kadar espri yaparım, akşamları ne zaman eve dönmek zorunda kalırım gibi – Gazi’nin yeri bir türlü tam belli olamadı. Ama işte bir arkadaşımın “Gazi dünyada kaçıncı?” sorusunu bir kenara koyarak, bu sıralama işini biraz daha derinlemesine inceledim.

Yani, dünyada kaçıncı? Hadi, gelin biraz daha ciddi olalım. Şu anki düşündüğüm şey, bu sorunun aslında tam olarak neye karşılık geldiği. Sadece eğitim kalitesini mi? Kampüs ortamını mı? Ya da İzmir’de akşamları yapılan o “eğlence”lerin etkisini mi? Öyle değil işte, bu soruyu sormak, bir insanın kendisini dünyada ne kadar önemli gördüğüne dair derin bir sorudur. Çünkü her şey sıralamalara dayanıyor: hangi markanın çantası daha popüler, hangi dizinin izlenme oranı daha yüksek, hangi şehirde yaşamak daha havalı, hatta hangi üniversitenin daha “prestijli” olduğuna bile sırf popüler kültürün etkisiyle karar veriyoruz. Peki, Gazi dünyada kaçıncı?

Gazi, İçimdeki Üniversite Aşkı

O zaman bir düşünelim, Gazi dünyada kaçıncı? Belki de dünya sıralamalarına en çok kafa yoranlar biz öğrencileriz. Ama tabii, bu sıralama işini bir de “kendi içimdeki Gazi”ye çevirebiliriz. Şimdi diyebilirsiniz ki, “Bu arkadaş yazmaya çalışırken kafayı yedi, ne yapacak? Gazi’yi içsel bir yolculuğa mı sokuyor?” Evet, belki de o kadar kafayı yemişimdir. Ama insan bazen böyle durumlara düşer, üniversite seçerken; çünkü “güzelim, Gazi’de okumalıyım, herkes burayı biliyor!” diye bir şey duymuşsundur. Ve bir bakmışsın ki, İstanbul’da, Ankara’da yaşamış birinin gözünde, Gazi’nin sıralamaları ile hiç ilgisi olmayan başka bir şeyler var.

Kültür, Kahve ve Biraz Mizah

Bir diğer yandan, Gazi’deki kampüs hayatını düşündüğümde, oranın kültürünü, kahve içme alışkanlıklarını bir kez daha gözden geçirdim. Sonuçta, “Gazi dünyada kaçıncı?” sorusu biraz da, Gazi’nin kendine has havası, öğrenci hayatının niteliğiyle alakalı. Şu an oturduğum kafeye gittiğimde içimi aydınlatan kahve, Gazi’nin prestijini biraz daha yukarıya taşıyor sanki. Gazi’nin derslerinden çok, “Kafede ne zaman buluşacağımızı” konuştuğumuz anları hatırlıyorum. Bir de o kadar içten espriler yapıyorduk ki, o anlarda dünyadaki sıralamalar değil, o kahvenin tadı önemliydi.

Öyle ya da böyle, üniversite seçerken sadece akademik başarıları değil, o yerin sunduğu kültür, arkadaşlar ve sohbetler de önemli. “Gazi dünyada kaçıncı?” diye soran arkadaşım da işte tam bu kültürü anlamaya çalışıyordu. Ben de ona şöyle dedim:

“Gazi, dünya sıralamalarında belki ilk 1000’de değil ama burada, kalbimizde her zaman birinci. Hadi gel, şu kahveni yudumlayalım, dünyadaki sıralamaları unutalım.”

Hayatın Sıralamaları, Gazi’nin Efsanesi

Bir arkadaşım var, sürekli üniversite sıralamalarından bahseder. Adam harbiden ciddiye alıyor bu işleri. Ama ne zaman Gazi konuşulsa, “Burası bir efsane, ne sıralamadan bahsediyorsun” diye bir laf patlatır. Ve ben de içimden “Efsane mi, Gazi Üniversitesi’ni ben ne zaman bitireceğim?” diye sorarım. Sonuçta hayat sadece sıralamalardan ibaret değil, insanın içsel başarısı, çevresindeki etkiler, öğrendiği dersler, hatta bazen o minik kahve molaları bile büyük bir anlam taşır. Bütün bu anlar bir sıralamaya sığmaz.

Tabii, bazen kampüsün kafelerinde otururken de şu içsel sesim devreye girer:

“Evet, Gazi’deyim. Ama acaba dünyada kaçıncıyım? Hangi sıralamaya girebilirim? Birkaç yıllık zaman kaybı mı, yoksa doğru bir seçim mi yaptım?”

Hep böyle derin düşüncelere dalarım. Sonra, tekrar uyanırım ve “Yok, zaten bizde Gazi’yi olan da bayağı mutlu oluyor!” diye kendi kendime telkin ederim. Zaten Gazi de bazen sadece başarı değil, her gün yenilikçi düşünceleriyle insanı büyütür.

Sonuç: Gazi, Düşüncelerimin Merkezi

Gazi dünyada kaçıncı derseniz, belki akademik sıralamalarda, belki dünya çapında çok iyi bir yer kaplamıyor olabilir. Ama kendi içimde ve arkadaş çevremde Gazi, her zaman en önde. Belki de bu yazıdan çıkarılacak asıl mesaj bu. Çünkü sıralamalar, kaybedenler için bir kavram; ama hayatı doğru yaşamak, kahvenin tadını çıkarmak, arkadaşlarla yapılan sohbetin derinliğini keşfetmek, işte bunlar hayatın gerçek sıralamaları. Gazi dünyada kaçıncı diye soran birisi, belki de en önemli soruyu sormuyor; asıl soru şu: “Gazi seni hayata nasıl hazırlıyor?”

Dostum, belki de Gazi dünyada kaçıncı? Ama seni en çok kendin yapacak olan da o!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
grandoperabet giriştulipbetgiris.org